Desene Ölmeyeceğim!

"Desene Ölmeyeceğim!"



31 Ocak 2019...
Babam aramızdan ayrılalı 6 yıl olmuş. Onun son zamanlarıyla ilgili olan iki anıya değinmek istiyorum.
2018 yılı yazında kız kardeşimin yanındayken yanına uğradık. Çocukluk yıllarından itibaren iz bırakan anıları, bazı gelenek ve göreneklerimizi yazdığı defteri bilgisayara aktardığımı, kitap olarak yayınlayacağımı söyledim. Gülümsedi, “Desene ölmeyeceğim” dedi.
Sonbaharda Ankara'ya döndük. Kardeşim Şehriban'ın yanında kaldı. Aralık ayında rahatsız olduğunu ve hastaneye kaldırıldığını öğrenince Malatya'ya gittim. Çavuşoğlu Sağlık Ocağın Lojmanda oturan kız kardeşim Nazlıhan'ın evinde kaldım, bazen de beni bırakmayan Fikri Demirtaş’ın evinde kalıyordum. Bazen Metin Özer de geliyor ve kültürel bir sacayağı oluşturuyorduk.
Her gün babanın yattığı Malatya Eğitim Hastanesi’ne uğruyor, bazen de Malatya'da bulunan dostlarla zaman geçiriyordum.
Bir gün hastaneye gittiğimde görevliler, “Hasan amca yemek yemelisin, yemek yersen daha iyi olacaksın” diyorlar, ancak babam hiç oralı olmuyordu. Dr. Ekrem Tuncer'e haber verdiler. 6 Şubat 2023 tarihinde meydana gelen depremde eşiyle birlikte aramızdan ayrılan Dr. Ekrem Tuncer, babamın doktoruydu. Daha önce SSK Hastanesinde de babamla ilgilenmişti. Gelince o da aynı şeyleri söyledi, yine de yemedi. Yönünü de dönmeden, “Bundan sonra yaşasam ki neye yarar?” dedi.
İşte bu, yaşlılığın ve hastalığın bir araya gelerek insanı alt ettiğinin göstergesiydi. Durumdan oldukça etkilendim. “Yaşlılık ve hastalık zordur” sözü hep dostlarıma söylediğim bir sözdü.
Bir kaç gün sonra Ankara'ya döndüm, herhangi bir durum olursa haber verecekler…
Ve 31 Ocak 2019 günü babamın aramızdan ayrıldığını öğrenince eşimle, çocuklarla birlikte Malatya'ya gittik. Kardeşim Mustafa, üç kız kardeşim Malatya'daydı. Kardeşim Yusuf da Tekirdağ Çorlu'dan geldi ve 2 Şubat günü karlı fırtınalı bir günde babamı köyümüz Ballıkaya'da toprağa verdik.
2009 yılında şiirlerini babamın şiirleri adıyla kızım, Twente Üniversitesi Öğretim Üyesi Gül desteği ile kitap olarak yayınlamıştım. Askerlik günlüklerini de 2016 yılında Babamın Askerlik Günlükleri adıyla yayınladım. Ölümünün birinci yılında (2020) da makine mühendisi olanı oğlum Ozan Özerol'un desteği ile Babamın Yazdıkları adıyla yayınladım. Babamın Yazdıkları’na şiir kitabına girmeyen şiirleriyle askerlik günlüklerini ekledim.
Gelelim babamın, “Bundan sonra yaşasam ki ne olacak?” sorusuna…
Nüfusta 1934 doğumlu, ama kendisi “1931 olmalı” diyordu. Yemeninin Hasanoğun eşi Elif Öztürk ile yaşıt olduğunu söylüyordu. Yani nüfusa göre 86, kendisine göre 90 yaşında aramızdan ayrılmıştı.
Başkavak köyünden Âşık Vahap alkan Yıldız Gelin ile ilgili ağıtında şöyle diyordu.

“Elliye altmışa varınca yaşım
Bükülür belim de sallanır başım”

Hani eskiden erken ölüm vardı. Yaşamın zorlukları karşısında uzun ömürlülük yoktu. Seksen doksan yaş yaşayan çok az olurdu. Ama şimdi görüyoruz ki insanlar daha uzun ömürlü
Babamın Şiirleri kitabı için yaşam öyküsünü yazmasını istemiştim ve uzunca da yazmıştı. Kitabı armağan ettiği Mustafa Koç (Cangılının), Karadirek Cem Evinde gördüğümde kitap için teşekkür etti. “Babanın yazdığı yaşamöyküsüne bu köyde herkes imzasını atar” dedi. Doğru bir değerlendirme idi. Çünkü köyde yaşayanların ortak özellikleri vardı; yoksulluk vardı ve yaşam zordu…
Eğer babam daha çok yaşasaydı yine zorluklar ve yoksulluklar ile yaşayacaktı. Daha önce yaşadığı zorluk ve yoksulluk varken bu kez yaşlılık ve hastalıkların getirdiği diğer sorunları yaşayacaktı. Belli ki artık o sorunları yaşamak istemiyordu...
İster seksen altı, ister doksan yaşında olsun madden aramızdan ayrılmıştı. Şiirleriyle, yazılarıyla, çizimleriyle, fotoğraflarıyla, Anılarıyla, yaptığı evlerle yaşıyor. Aynı zamanda duvar ustası, marangoz, demirci, çiftçi idi. Evler yaptı, kapılar kurdu, saban kurdu, masa sandalye yaptı, mangal yaptı, soba yaptı, boru yaptı ve daha bir sürü şey... Bütün bu kalıcı yapıtları ile dediği gibi “ölmedi”. Tüm özellikleri ile benim kalıtsal kökenimdi ve de hepsinden ötede rol modelimdi...
Babamın kitaplarını yeniden düzenledim ve yayına hazır duruma getirdim. Babamın yazdıklarında yer alan yeni şiirlerini babamın şiirlerini ekledim babamın askerlik günleri günlükler kitabını da babamın yazdıklarına ekledim böylelikle iki kitabı da tamamladım uygun bir zamanda yayınlamak istiyorum.
Anısını saygıyla…
Hak rahmet eylesin…


Ankara, 31 Ocak 2026

Yorumlar

Popüler Yayınlar